Çocuklarla konuşulması zor konular içinde bulunan çocuklarda ölüm kavramı, dikkatle ele alınması gereken konulardan biridir. Aileler için zaman zaman kaosa dönüşmesi durumu ise herhangi bir kayıp yaşanmasa da tıpkı cinsellik gibi çocukların sordukları sorular aracılığıyla da mümkün olabilmektedir. Bu soruların üzerine kayıp yaşandığında da işler daha da karmaşık hale gelebilmektedir.
Çocuklarda ölüm kavramı, yaş aralıklarına göre ele alınması gereken bir konudur. 3 yaşına kadar çocukların dil gelişimi ve kavram kazanımı sınırlı olduğundan ve sadece gördüğü nesneleri merak ettiklerinden dolayı ölümün varlığının farkına varamazlar. Yakın kişilerin kayıplarında çok fazla yokluk hissetmezler, unutabilirler. Bu nedenle herhangi bir kayıp yaşamış çocuğun ilgisiz tavırları yadırganmamalıdır.
3 ile 6-7 yaşları arasındaki çocuklarda ise merak duygusu geliştiğinden ve çevresinde olup bitenlerin farkına vardığından aileler daha çok soruyla karşılaşabilirler. ‘Ölüm ne demek?’, ‘Ölünce ne oluyor?’, ‘Şimdi nereye gitti?’, ‘Bir daha gelmeyecek mi?’ gibi sorularla sık sık karşılaşılmaktadır. Bunun için kendi hayatlarında birinin kaybını yaşamış olmaları gerekmez. Yetişkinler konuşurken bir kaç şey duyması ya da televizyonda görmesi onlar için yeterlidir. Çocuklarda ölüm kavramı ve ölüme dair merakın oluşması için her zaman deneyim gerektirmez.
Aynı zamanda bu yaş grubu çocukların soyut düşünme becerisi gelişmediği için olayları somutlaştırma eğilimi içindedirler. Yani ölümü uyumaya benzetebilirler ya da benmerkezci olduklarından kendilerinin veya başka kişilerin suçuymuş ve cezaymış gibi algılayabilirler. Bu nedenle;
7 yaşından sonra çocuklar bilişsel açıdan yavaş yavaş soyut düşünme becerilerini edinirler. Ölüm olgusunu daha gerçekçi bir biçimde kavramaya başlarlar. Hayatın bir parçası olduğunu anladıklarında ikinci bir merak konusu gündeme gelir; ölümden sonra hayat ve dinin bu konuda bize söyledikleridir. Sorgularlar, merak ederler, akıl yürütürler ve kendi düşüncelerini oluşturmaya çalışırlar. Bu süreç içinde ebeveynlerinin ya da yakınlarının kendi düşüncelerini empoze etmesi, çocukların akıllarına yatmayan sonuçlara ulaştıklarında ‘günah’ tepkisini alarak engellenmeleri kafalarındaki soru işaretlerini gidermediği gibi çeşitli korkular edinmelerine de neden olabilmektedir (kötü bir şey yaptığında cehenneme gidecekleri söylenen çocuklar ciddi kaygılar yaşayabilmektedirler).
Onların kendi doğru ve yanlışlarının olması, düşüncelerini savunabilmeleri ve bir birey olma yolunda sağlam adım atmaları için soru sormaları ve düşünmeleri engellenmemelidir. Hem böylece doğru sonuçlara ulaşmaları daha mümkün olmaktadır. Çocuklarda ölüm kavramı deneyimden ve aileden bağımsız olarak gelişmeye başlasa da bu kavramın doğru oluşturulmasında ebeveynler önemli bir rol oynamaktadır.
Çocuklarda kayıp ve yas süreci terapi içinde çalışılabilecek konulardandır. Çocuk terapisi ile ilgili ayrıntılı bilgi için tıklayınız.